Hayat Yolunda Kendi Alanını İnşa Etmek
Hayat Yolunda Kendi Alanını İnşa Etmek
Hayat Yolunda Kendi Alanını İnşa Etmek
Modern çağın en büyük yaralarından biri değersizlik duygusudur. İnsanların büyük bir kısmı, farkında bile olmadan kendini yetersiz, eksik ve küçük hissederek yaşamaktadır. Daha acısı ise şu: Bir kişi güzel bir şey yapmaya niyet ettiğinde, çoğu zaman ilk engel yabancılar değil, en yakın çevresi olur.
Başarı, mutluluk ve gelişim çoğu insan için ilham kaynağı değil; kıskançlık tetikleyicisidir.
Kıskançlığın psikolojik kökü basittir:
“Ben başaramadıysam sen de başarma.”
“Ben mutlu değilsem sen de olma.”
Bu zihniyetle dolu bir toplumda birey olmak, kendi yolunu inşa etmek cesaret ister.
Değersizlik Nasıl Oluşur?
Değersizlik bugüne ait bir duygu değildir. Çoğu zaman çocuklukta başlar.Bir çocuk 5–7 yaş arasında ebeveynlerini model alır. Gördüğünü kopyalar.
Eğer çocuk büyürken: sürekli susturulduysa , idare etmeye zorlandıysa ,takdir edilmediyse ,sevgiyi şartlı aldıysa o çocuk büyüdüğünde bilinçaltında şu kodlarla yaşar:
“Ben yeterli değilim.”
“Sevilmek için uyum sağlamalıyım.”
“Kendim olursam kaybederim.”
Ve yetişkin olduğunda hayatına gelen insanlar bu kodları aynalar. Sürekli kullanan, sınır ihlal eden, değersiz hissettiren ilişkiler yaşar.Bu kader değildir, bu öğrenilmiş bir iç programdır.
İdare Etmek = Kendinden Vazgeçmek
Toplumda özellikle kadınlara öğretilen en tehlikeli kalıp şudur:
“İdare et.”
İdare etmek zamanla şu anlama gelir: sus ,katlan ,kendinden vazgeç ,huzur için yok ol.Oysa idare etmek erdem değildir, kimliğini kaybetmektir.Bir insan sürekli idare ederek yaşadığında kendi alanını terk eder. Alanını terk eden insan ise başkalarının hükmü altında yaşar.Ve sonra şu soruyu sorar:“Neden hep beni eziyorlar?”Çünkü sınır çizilmeyen yerde istismar kaçınılmazdır.
Kendi Alanını İnşa Etmek Ne Demektir?
Kendi alanını inşa etmek: bencil olmak değildir, kimseyi ezmek değildir ,herkese savaş açmak değildir
Kendi alanını inşa etmek demek.“Ben varım” diyebilmektir.
Bu şu adımlarla başlar:
1. Geçmişi kabul etmek
Aileni, çocukluğunu, yaşadıklarını inkâr etmek değil; anlamak gerekir.
“Bunlar beni buraya getirdi” diyebilmek güç verir.
2. Sınır koymayı öğrenmek
Sınır koymak sevgisizlik değildir.Sınır, sağlıklı ilişkinin temelidir.
3. Onay bağımlılığından çıkmak
Herkes seni sevmeyecek, bu bir sorun değil. Sorun, sevilmek uğruna kendini kaybetmektir.
4. Enerjiyi dışarıdan içeri çevirmek
Başkalarının hayatını izlemek kolaydır. Kendi hayatını inşa etmek zordur. Ama gerçek dönüşüm dışarıyı izlemekle değil, içeriye bakmakla başlar.Başarı Bedelsiz GelmezHiçbir güçlü insan rahat yollardan geçmemiştir. Her başarı: yalnızlık, eleştiri ,kıskançlık, yanlış ,anlaşılma, mücadele bedeli öder.
Meyve veren ağaç taşlanır.Eğer herkes seni alkışlıyorsa muhtemelen yeterince büyümüyorsundur.Değer dışarıdan satın alınmaz Unvan, para, sosyal medya, statü…Bunlar değer vermez.Değer içeride oluşur.
İçinde değeri olmayan insan dışarıdan ne alırsa alsın boşluk hissi devam eder. Çünkü huzur satın alınamaz; inşa edilir.
Sonuç: Merkezine Kendini Koy
Hayatta eşin olabilir, çocukların olabilir, ailen olabilir.Ama merkezinde önce sen olmalısın.Bu ego değil,
Bu varoluştur.Sen yoksan hiçbir şey yoktur.
Kendi alanını kuran insan:
Daha sağlıklı sever , daha güçlü durur, daha net konuşur ,daha huzurlu yaşar ve en önemlisi: korkuyla değil bilinçle yol alır.
UNUTMA
Bir insanın kaderi ağlamak değildir.
Bir insanın kaderi şiddet değildir.
Bir insanın kaderi değersizlik değildir.
Kader, uyanan insan için yeniden yazılır.
Kendi alanını inşa etmeye niyet ettiğin an, yol açılır.

There are no comments